FANATİK OLMAYA GEREK YOK

FANATİK OLMAYA GEREK YOK

Ben, sezon başından beri Trabzonspor’un şampiyon olması için gerekli kadroya sahip olamadığını söyler dururdum. Bir Trabzonspor’lu olarak ta bunu normal karşılardım. Çünkü benim için öncelikli başarı kulübümüzün ekonomik yapısallığının düzelmesiydi.

 Başkan Ahmet Ağaoğlu ve ekibine de bu konuda güvenmiştim.

Göztepe maçına kadar oynanan karşılaşmalarda Trabzonspor sahada çok müthiş oyun da oynamadı. Ama yetenekli oyuncularının çoğu saha içindeydi. Özellikle de Trabzon patentliler. Sezon başı olduğu için Trabzonspor, maç yaptığı rakiplerinden daha çok hazırdı ve bu da sahaya sonuç olarak  pozitif yansıdı. Ne zaman ki takımlar eksiklerini giderip lige hazır hale geldiler Trabzonsporun yetersizliği ortaya çıkmaya başladı.

Bunu Göztepe maçında barız gördük. Deplasmanda farklı yendiği takıma kendi evinde mağlup olan Trabzonspor sahada futbol adına hiçbir şey yapamadı. Topa sahip olmada %70 rakamlarına ulaşan Trabzonspor sahadan yenik ayrılıyorsa bir yerde aksaklık var demektir. Bir penaltımız verilmedi diye de üzülmüyorum. Ben sahadaki futbola bakıyorum. Geride maç  boyuncu yüz-hatta yüz elli pas yapan Trabzonspor, orta sahayı uzun toplarla geçiyorsa, ve bu uzun toplar da ileri uçta iki ağır oyuncumuzdan geri dönüyorsa nasıl maç kazanacaksınız?

Sevgili dostlar Trabzonspor savunma yapmayı öğrenemezse her maç kalesinde gol görmekten kurtulamaz. Bu nedenle de yediğinden fazla atmalı ki maç kazansın.  Şimdi dinelecek ki teknik adam Karaman her şeyi bırakıp süper ligde forma giyen oyunculara savunmanın nasıl yapılması  gerektiğini mi anlatsın?

Günümüz futbolunda savunma, rakip hızlı hücuma çıkmasın diye önde başlar. Sırasıyla orta saha ve stoperlerle son bulur. Trabzonspor’da son dört haftadır, rakip takım oyuncular kazandıkları toplarla direkt bizim savunma oyuncuları ile karşı karşıya geliyorlar. Hele de biz hücumdayken kaptırdığımız top olursa kendi alanımızda sayısal oyuncu çokluğu rakip takımın eline geçiyor. Ve uzun süre bu baskıya dayanamıyor ve kalemizde gol görüyoruz.

Trabzonspor acilen bu eksikliğini  gidermesi  lazım.  Kazanılan toplarla yapılan hazırlık pasları bir sonraki final paslarının hazırlığı için yapılmalı. Oysa Trabzonspor’un bir çok hazırlık pası, ya kalecisine final pası! olarak geri dönüyor ya da şişirme uzun topla rakibe gidiyor.

Bütün olarak bunları yapmak yetenek ve zeka ister. Trabzonspor’da, böyle oyuncu sayısı yeterli değil. Onun için diyorum ki fazla fanatizme gerek yok. Bu kadro şampiyonluk için yeterli bir kadro değil.

Trabzonsporluluğu tartışılmayan Ünal hocanın teknik adamlığı da tartışılmamalı.

Benim jenerasyonum çok şampiyonluk yaşadığı için bu yıl da beklenti içinde olmayabilir ama çocuklarımız için şampiyonluk artık bir özlem oldu. Fazla fanatikliğin nedeni de bu susamışlık olmalı.

Fakat unutulmamalı ki fazla fanatizm, tamiri zor yıkıntılara da neden olabilir. Onun içindir ki yeni bir yapılanma içindeki Trabzonspor’a saha sonuçlarına bakılmaksızın destek olunmalı.

Tabii ki yönetimine, teknik adamına ve oyuncu kadrosuna da…